Her çocuk sanatı sever yeter ki tanışsın! |
 |
Batı Ataşehir’de Kii3dört Sanat Merkezi adında yeni bir okul açıldı
Bale, piyano, keman, gitar, tango ve Latin dans dersleri veren bu mekan, hem çocuklara hem de büyüklere şehrin yoğun temposunda küçük bir sanat kapısı aralamayı planlıyor. Okulun sahibi, aynı zamanda Çağdaş Bale Topluluğu’nun baş dansçısı ve kareograf asistanı olan Esra Akyatan ile çocukların sanata ilgi duymaları için neler yapılması gerektiğini konuştuk...
ocukların sanatla ilgilenmesi için özel bir yeteneğe veya konservatuvar eğitiminden geçmelerine gerek yok. Bu kıstaslar sanatçı olma yolunda ilerleyen çocuklar için geçerlidir. Haftada birkaç saat ayırarak, çocuklarımızı sanatla tanıştırmak ve hayatlarına yeni bir renk katmak mümkün. Özel yetenekli çocukları keşfetmek ve en doğru şekilde yönlendirmek de okulumuzun en keyifli sorumluluklarından biri.
* Sanatın geçici bir heves olmaması biraz da ailelerin elinde. Çocuğa sınavlarla dolu yoğun temposunda, birkaç aktivite birden sunulduğunda, hiçbirinde tam başarı sağlanamıyor.
* Çocuk bir sanat dalında eğitime başladığı zaman, istikrarlı olması çok önemli. Bazı aileler ilk dersten “Sevdin mi?” diye soruyor. Çocuk “Sevmedim, sıkıldım” diyorsa, “Tamam o zaman gitarı bırakalım, seni kemana başlatalım” diyebiliyorlar. Biraz sabırlı olmak, bunu hayatta yapılması gereken işlerden biri olarak sunmak gerek. Okulunu sevmeyen çocuğun hemen okulunu değiştirmiyorsak, sanat eğitiminde de öyle olmalı. Ancak çocuk ağlıyor ve gerçekten ısrarla istemiyorsa, eğitmen ya da kurum değiştirilebilir. Bence hiçbir zaman sorun enstrüman ya da balenin kendisi değildir. Çocukların pedagojik formasyona sahip, deneyimli bir eğitmenle hepsinden keyif alacağına inanıyorum.
* Çocuklarımızı enstrüman eğitimine yönlendirirken, evde arada sırada da olsa klasik müzik dinleyerek, onların kulağını doldurmak her zaman yararlı olacaktır. Aksi takdirde içinde yaşadığımız pop kültüründe sıkışıp kalacak, müthiş keyif alabilecekleri bir dünyadan mahrum kalacaklardır.
* Çocuklar klasik müzik dinlerken, birçok enstrümanı en mükemmel uyumda, en doğru seslerle aynı anda duyar. Bir süre sonra sesleri ve hoşlandığı enstrümanları ayırt etmeye başlar. Evde çocuklarımıza Mozart, Vivaldi, Beethoven, Tchaikovsky ve Chopin cd’leri dinletmek hoş bir başlangıç olacaktır. J. S. Bach, hepimizin hayatına girmesi lütuf olan bir bestecidir.
* Özellikle küçük balerin adaylarımıza Fındıkkıran ve Kuğu Gölü’nün CD’lerini dinletebilir veya DVD’lerini izletebilirsiniz. Bunları dinlerken doğru yerde ritim tutan, müziğe uygun dans eden, dikkatle dinleyen veya seyreden çocuklar eğitime uyumlu olanlardır.
* Çocuğa gösteri izleme kültürünü aşılamak, Türkiye’de sanatsever ve sanat izleyicisi yetiştirmek adına önemlidir. Sahneye saygı göstermek, doğru yerde alkışlamak, ayağa kalkmadan yüksek ses çıkarmadan izlemeyi öğretmek biz anne babalara düşüyor.
* Önerim, ilk kez bir gösteriye gittiğinizde kapı çıkışına yakın bir yerden koltuk seçin ki, çocuk zorlandığı takdirde mola verebilin. Ama pes etmek yok. Siz saygı duyarsanız, çocuk da etrafındaki tüm izleyiciler gibi o konseri veya gösteriyi izlemeyi öğrenecektir. Yeter ki şans verelim.
* Sanatla yaşam daha güzel.
Kii3dört Esra Akyatan Bale Dans ve Müzik Kursu Tel: (0216) 472 78 65-66
www.kii3dort.com
“Tüm arkadaşlarım gezerken, ben provalara taşınıyordum”
Esra Akyatan’ın öyküsü bence bir çocuğun bir sanat dalını sevdiği takdirde ne denli başarılı olabileceğini gösteriyor. İngilizce eğitim veren zorlu bir okulda okurken, okul çıkışı ve haftasonları provalara taşınmak ve gösterilerde sahne almak, eğitimini tamamlarken birlikte çalıştığı grubun baş dansçısı olmak, üniversite üzerine bir de konservatuvara girip, baleyi hobiden profesyonel mesleğe dönüştürmek hiç kolay değil. Bakın onu başarı yolunda neler kamçılamış:
“Baleye 4 yaşında Yıldız Alpar Bale Okulu’nda başladım. Ailem küçüklüğümden beri beni klasik bale gösterilerini izlemeye götürdü. Sahnedekileri izlerken büyülenir, çok çok çalışırsam, bir gün oraya çıkabileceğimi düşünürdüm. İlk gösterime 5 yaşında çıktım ve sonrası geldi. Tüm okul hayatım boyunca arkadaşlarım tatil yaparken, ben provalara ve gösterilere taşındım. Ortaokul yıllarında, Londra’daki Royal Academy of Dancing’de bir ay eğitim görme hakkı kazandım. Hayatımda ilk kez orada konservatuvar öğrencilerinin nasıl çalıştığını anladım. Ailemden uzaktım, sadece yabancı dilimi kullanabileceğim bir yerdeydim, birçok ülkeden ve farklı kültürlerden gelen kızlarla dans ediyordum. Modern dans, tap dansı, karakter dans gibi bir sürü dans dalıyla orada tanıştım. Üniversite eğitimime devam ederken, Cem Ertekin’in kurduğu Çağdaş Bale Topluluğu’nda dans etmeye başladım. Daha sonra 9 yıl boyunca konservatuvarda ve çeşitli okullarda bale eğitmenliği yaptım. Aynı yıllarda Arjantin Tango’suna başladım. Eğitmenim ve partnerim Tanju Yıldırım ile birlikte 100’ün üzerinde gösteride yer aldım.” |
|
Ayşe Aydın
31.10.2009
|
| |
| |
|
|
Diğer Başıklar
|
Pet shop’tan alınan köpeğimiz çok hasta çıktı (15.11.2009) |
“Sadece kendi markalarımı kullanırım” (15.11.2009) |
Sushi öyle yenmez böyle yenir (15.11.2009) |
Bu atların bir çiftleşmesi 9 bin TL! (15.11.2009) |
“Değişim Yılları” (15.11.2009) |
Pozitif düşünce ve ruh haliyle baş etme (15.11.2009) |
Türk yanını anlattı (15.11.2009) |
Cerrahi mi respiratörlü maske mi? (15.11.2009) |
Burcunuzun meleğini biliyor musunuz? (15.11.2009) |
50"inci yılını kutladı! (15.11.2009) |
Gol atamayan atamayan golcüler (15.11.2009) |
Şimdiki aklım olsa o kadar atlayıp zıplamazdım (09.11.2009) |
(09.11.2009) |
Muhafakazâr bir evde dinini öğrenerek büyüdü (09.11.2009) |
Osmanlı’da Kuran’dan fal bakma da vardı (08.11.2009) |
“Padişah’tan Atatürk’e” (08.11.2009) |
Kraliçe’nin ajandası 100 yılı devirdi (08.11.2009) |
İçindeki GENÇLER aşkı bambaşka! (07.11.2009) |
3G teknolojisi geldi (07.11.2009) |
TÜYAP’ın en sağlıklı kitapları onlarda! (01.11.2009) |
Pembe Köşk, yılda iki kez ziyarete açılıyor (01.11.2009) |
Türkiye tanıtım elçisi oldu (01.11.2009) |
Türk kadını silikonlarını göstermeye bayılıyor (01.11.2009) |
Türk kadını silikonlarını göstermeye bayılıyor (01.11.2009) |
‘Suluboya’ tadında ilk Türk filmi (01.11.2009) |
İclal Aydın’la Haftada Bir (01.11.2009) |
Din dilinde reform gerekli (25.10.2009) |
Krizden bunalan yöneticiler meditasyonla yenileniyor! (25.10.2009) |
Işıltılı dünyanın renkli skandalları (25.10.2009) |
Harem-selamlık süren yaşamlar homoseksüellik oranını artırıyor (25.10.2009) |
|